Çağdaş sanat kabuğunu kırdı Şanlıurfa'ya ulaştı

Çağdaş sanat nihayet kabuğunu kırıp Anadolu'ya uzandı. İstanbul, Ankara, İzmir üçgeninde halka halka çoğalan sanat faaliyetleri bu kez taşradan ses verdi. Şanlıurfa Kemalettin Gazezoğlu Kültür Sanat Merkezi'nde önceki gün açılan Kesit adlı video, fotoğraf ve heykel sergisi, farklı bir açılıma işaret ediyordu. Türkiye'nin sanat haritasına yeni bir nokta koyan Kesit, kent sakinlerini ilk kez günümüz sanatıyla tanıştırdı. Anadolu Kültür Vakfı ile Şanlıurfa İli Kültür Eğitim Sanat ve Araştırma Vakfı'nın (ŞURKAV) düzenlediği sergi için günler öncesinden şehrin dört bir yanına afişler asıldı. Şehirde gezerken dikkatinizi çeken boy boy duyurular günümüz sanatından bir kesiti izlemeye davet ediyordu.


Serginin küratörlüğünü, sanat dünyasındaki yüzeyselliğe dikkat çekmek için iki yıl önce hazırladığı 'Hacet' adlı uydurma sergiyle medyayı 'işleten' muzip sanatçı Fatih Balcı üstlenmiş. Balcı'nın adını duyunca akıllara "Şanlıurfa'da düzenlenecek bu sergi yeni bir eylem mi acaba?" diye şüpheler düşmedi değil. Sergi açılışı, biraz merak, biraz kuşkuyla beklense de tahmin edilen olmadı. Klasik bir 'açılış'tı Şanlurfa'daki. Buna karşılık sergi alanı Reji Kilisesi'ne toplanan meraklılar, ne oluyor ne bitiyor diye anlamaya çalışıyordu. Video yerleştirme, dijital baskı, fotoğraf ve heykel çalışmalarını ilgiyle izleyen Şanlıurfalılar, ilk kez böyle bir etkinliğe dahil olmanın keyfini ve tuhaflığını yaşıyordu. Kimisi için bu sergi 'gereksiz', kimisi içinse önemli bir açılımdı.

Ellerinde fotoğraf makineleri, birbirlerine sorgu sualler, merak dolu ışıltılı gözler... Bunların hepsi bir şeylerin değiştiğine, değişeceğine dair alâmetti. Reji Kilisesi'ndeki eserleri gezen izleyiciler Şanlıurfa'da böyle bir sanat alanının oluşmasından memnundu. Özellikle kalabalığın büyük çoğunluğunu oluşturan lise ve üniversite öğrencileri keyifli anlar yaşadı. Aralarında eserleri garip karşılayıp sıkılanlar da yok değildi.Açılış gecesinde Fatih Balcı'nın düşerek elini kırması ise serginin nazarlığı olarak görüldü.

Taşraya ulaşmasının çağdaş sanata farklı bir bakış açısı kazandıracağını söyleyen Balcı, "İki temel güç çekişiyor burada. Yerelin içinde kalan, kendini korumak isteyen, diğer taraftan da dünyaya açılmak isteyen bir yüzü var bu tür yerlerin. Toplumlar kültürlerini korumalı, ama bu sadece geçmişi korumak anlamında olmamalı. Kültürlerini günümüz değerleri ile yeniden yorumlamamalılar. Ben bu sergiden iyi sonuçların çıkacağını umuyorum." diyor.

Çağdaş sanatta büyük şehirlerde yeteri ilgiyi bulamayınca taşraya doğru bir kayma olduğunu belirten Balcı, bunun, sanatçıları yerel bir oryantalizme sevk edebileceğini de söylüyor ekliyor: "Çok iyi yaklaşmak lazım. Bir dönem böyle bir anlayışla işler yapıldı, ama tutmadı. Biz, çağdaş sanatın amacını göz önünde bulundurarak ve şehrin konumunu düşünerek bu işleri toparladık. Dengeleri göz önünde bulundurduk. Sanata olan ilginin bu tür yerlerde yüksek olduğunu düşünüyorum. İstanbul, Ankara, İzmir gibi metropollerden daha fazla ilgi var."

Koordinasyonunu Güler Güngör'ün gerçekleştirdiği sergide Denizhan Özer, François Daireaux, Gül Ilgaz, Güler Güngör, Johanne Helard, Maria Sezer, Şinasi Güneş ve Fatih Balcı'nın çalışmaları yer alıyor. Sergideki işlerin pek çoğu şehrin dokusuna uygun toparlanmış. Fatih Balcı, Şanlıurfa'ya önümüzdeki yıl daha kalabalık bir sanatçı grubuyla gelmeyi düşündüklerini söylüyor. Proje ekibi bu çalışmaları kurumsal bir yapıya döndürmeyi arzuluyor. Kısacası her şey kentlilerin ilgisine bağlı yürüyecek. 13 Aralık'a kadar sürecek sergi bakalım kente neler katacak?

Musa İğrek, Şanlıurfa
Zaman Gazetesi

Comments