Osmanlı'da 'şenlik' var

Somuncular, mumcular, debbağlar, haffaflar, kavukçular, bezzazlar, attarlar, kalaycılar, kürkçüler... cümle İstanbul esnafı toplanmış; gümüş şamdanlardan buhurdanlara, incili zümrütlü çizmelerden zerduz yorganlara, sırmalı peşkirlerden balık dişi kabzalı kılıçlara, badem şekerlerinden miskli sabunlara hazırladıkları binbir çeşit hediyeyi sunmak için bekleşiyor. III. Ahmed'in oğullarının sünnet şöleni için Okmeydanı'nda günler öncesinden kurulan çadırlarda halkalanan imparatorluğun ileri gelenleri, yabancı konuklar ve halk binbir gece masallarını aratmayacak şenliklere katılmanın heyecanında.

Hâfız Mehmed Efendi'nin gün gün anlattığı bu görkemli tören Şehzadelerin Sünnet Düğünü (Kitapevi) adlı kitapta günümüz Türkçesiyle yayımlandı. Seyit Ali Kahraman'ın yayına hazırladığı eser III. Ahmed'in oğulları Şehzade Süleyman, Şehzade Mehmed, Şehzade Mustafa ve Şehzade Bayezid için düzenlediği, 23 gün süren sünnet düğününü anlatıyor. Osmanlı sanatının büyük ustası, nakkaş ve ressam Levni'nin muhteşem eseri 'Surname-i Vehbi'den alınmış minyatürlerin eşlik ettiği kitap, İmparatorluğun şenliklerini bir rüya tadında okurlara aktarıyor. Daha önce Esin Atıl tarafından yayımlanan Levnî'nin Sûrname'si adlı çalışma da bu düğünü konu ediniyordu. İlk baskısı çıkar çıkmaz tükenen ve hemen karaborsaya düşen kitap, sahafların en değerli eserleri arasında durmaya devam ediyor.

Kitabın yazarı Hafız Mehmed Efendi, Sur Emini olarak görevlendirilen Matbah-ı Âmire Emini Hacı Halil Efendi'nin imamı. Hafız Mehmed Efendi, Surname'yi Halil Efendi'nin emriyle yazar. Sünnet şenlikleri 15 günü fiilî olarak Okmeydanı'nda kurulan sünnet çadırlarında geçer. Bu esnada saray gılmanlarından, ölmüş paşaların ve bazı ileri gelenlerin çocuklarından, yoksul şehirliler ve taşralılardan toplam 3 bin 902 çocuk sünnet edilir. Törende ayrıca II. Mustafa Han'ın kızı Ayşe Sultan, Ağrıboz Muhafızı İbrahim Paşa , diğer kızı Emetullah Sultan da Silahdar Osman Paşa ile evlendirilir.

Tören için dört şehzadenin her birine birer büyük nahil ile birer şeker bahçesi, fakir çocuklar için al çuka takke, birer iplik kuşak ve pabuç, aydınlatmalar ve mahyalar için 15 bin adet kandil, 10 bin adet mahya kutusu hazırlanır. Düğün ziyafeti için İzmit kazasından 10 bin adet ağaç sini, Tekirdağı, Şarköy ve Bursa'dan 7 bin 900 tavuk, 3 bin piliç, İstanbul'dan da bin adet ördek, 2 bin adet güvercin satın alınır. Şenlik için aşçılar, meşaleciler, akamlar, tulumcular, güzel sesli hanendeler, saz ustaları, ateşbazlar ve cambazlar gibi pek çok hizmetli görev alır.

Hafız Mehmed Efendi kitabın girişinde tören öncesi hazırlıkları bir bir anlatır. Daha sonra şöleni gün gün tüm ayrıntısıyla kaleme alır. Birtakım olaylara vâkıf olamaması veya bazı olayları atlaması ihtimaline karşı, yazma işinde usta ve vakanüvislikte mahir olan Teşrifatî Selman Efendi'den yardım ister ve o da Hafız Mehmed Efendi'ye sonuna kadar yardımcı olur.

Rengârenk çadırlar, düğüne iştirak eden insanlar, hünerlerini sergileyen oyuncular, halkı eğlendirmek için çalıp söyleyen çengiler, geceleri düzenlenen havai fişek gösterileri, maytaplar ve şehrâyinler... Bunların hepsi Hafız Mehmed Efendi'nin sade ve sıcak dilli, Levni'nin öyküsel anlatımıyla birleşince, Osmanlı'nın şenliklerinden zengin bir kapı aralanmış oluyor. Hafız Mehmed Efendi 'Surname'nin sonunda ise bakın ne diyor: "Düğünü anlatmaktaki maksadım düğünün tarihini yazmak değildi. İrfan ehlinin gözdesi olma yeteneğimin olmadığı açık olduğu halde yine de gönülleri hoş tutmak için yazıldı."

Musa İğrek, İstanbul
Zaman Gazetesi
15/12/2008

Comments