'Muhalif olanı görmek istemiyoruz'

Büyükbaba Mehmet Halit Güleryüz'ün odası kendi yazdığı hilye-i şerifler, kelâm-ı kibarlar, âyetler ve hadislerle doludur. Ailedeki erkeklerin pek çoğu hat meşk etmiştir. Halit Bey'in büyükbabası icazet alacağı gün hocası ona yazısını güleryüzlü bulduğunu söyler ve 'Ruşenî' mahlasını kullanmasını salık verir. Soyadı kanunu çıkınca, Mehmet Güleryüz'ün babası 'Ruşenî'yi kendine soyadı olarak seçer. Lakin Farsça kökenli bu kelimenin kullanılmasına izin verilmez. Türkçeye çevirince, tüm büyüsünü yitiren Ruşenî, döner Güleryüz olur. Usta ressam Mehmet Güleryüz bu soyadı hikâyesini anlatırken aslında ailesinin geleneğe ve sanata düşkünlüğüne işaret ediyor biraz da. Gözünü ilk açtığında büyükbabasının odasında asılı levhaları gördüğünü belirten sanatçı, hat sanatının resim görgüsünü artırdığı söylüyor.

50. sanat yılını kutlayan bu 'muhalif' ressam, İş Sanat Kibele Galerisi'nde açtığı retrospektif sergiyle bir sanatçı için 'mahşer'i andıran yüzleşmeye davet ediyor. Retrospektif sergileri bir anlamda hem sanatçıya hem de sanatçının evvelini ahirini görecek sanatseverlere bir tuzak olarak görüyor. Kendi de aynı eşikte; çünkü ilk dönem eserlerinden son dönemine kadar yaklaşık seksen eseri bir arada sergileniyor. Yıllar evvel yola koyulduğunda ne yapacağını bilmediğini söyleyen Güleryüz "Bildiğim bir tek şey vardı; sevgimin yoğunluğu, o da çok doğal ve saftı. Şimdi ise 50. yıldayım. Bu bir bakıma bir yüzleşme, bir kendine bakış, biraz eski defterleri karıştırmak. Unuttuğunuz şeyleri yeniden hatırlamak. Bu durumda en korkulacak şey pişmanlık duymaktır. Ama baktığımda pişmanlık duymuyorum. Bu, insanı biraz rahatlatıyor. Sadece elli yılın yükü var omuzlarımda. Gördüğüm ise tekrara düşmemiş ve heyecanını yitirmemiş bir çizgi." diyor. Mehmet Güleryüz, "Köşeme çekilip sadece resim yapmak istiyorum." dese de bu pek mümkün olmayacak. İçinin yıldız yıldız ışıltısı, çocuksu neşesi çekilmeye yol vermiyor. Bu canlılık karşısında "Hâlâ akıllanmadım." diyor.

Mehmet Güleryüz'ü bir kaba sığdırmak zor. Ressamlığının yanı sıra tiyatro ve sinema oyunculuğu da yapmış bir isim. Özellikle babasının hayatındaki yeri çok büyük. 'İnsanlığın halleri'ne dair sorgulama ve bunu anlamaya çalışma hep merkezinde olan bir mesele. Muhalif kimliğinden asla vazgeçmiyor. Günümüzde ise muhalif olanı görmek istemediğimizi ve her şeyi ehlileştirmeye çalıştığımızı söylüyor. 'Anlaşıldım' diyebiliyor musunuz? diye sorusuna ise gülerek şöyle karşılık veriyor: 'Aslında herkes 'anlaşılmadım'der. Bazı kimselerin beni görmezden gelme ısrarına rağmen resim kalitem ve gücüm anlaşıldı. Sözümün yalınlığı, hayatım ve sanatım arasındaki paralellik kabul edildi. Ama hâlâ bunu örtebilecek ve değiştirebilecek gayretler de var. Çünkü başkaları bir yer edinmek istiyor."

Güleryüz geçtiğimiz yıllarda pek çok savaş karşıtı tablolar yaptı. Şimdilerde Filistin'de yaşananların çok üzücü olduğunu söyleyen sanatçı "Çoğu zaman olayların ardından bir şey yapmaya gerek yok. Bunlar bugün olan hikâyeler değil. Aslında yaptığım işlerde bütün bunlara bir gönderme var. Bağdat ve Filistin katliamları ile ilgili yaptığım işler hep bu duyarlılıktan. Ama her olaya karşılık vermek işi küçültür. Bazen sanat o olay kadar önemli çıkmayabilir. O zaman da susmak daha iyidir. Eğer güçlü bir şey yapmıyorlarsa, hakikaten o dürtü içlerinden gelmiyorsa bir şey yapılmasın." diyor.

Sergide Güleryüz'ün sanat hayatının çeşitli dönemlerine ait tablolar, heykeller ve desenler yer alıyor. 50. yılını görücüye çıkaran sanatçının özellikle desenlerinde gelenekle olan ilişkisini çok rahat okuyabiliyorsunuz. Minyatürü andıran figürler, hat sanatının cezbeden noktaları yer yer göz kırpıyor. Bir zincirin halkaları gibi ilerleyen eserlerde Güleryüz'ün ayak izleri, 71 yılın tüm halleri halkalanmış onu ele veriyor. Kadınlar, hayvanlar, figürler, desenler.. onun çizgisini oluşturan temel taşlar. Kısacası eserlere yaklaştığınızda kulağınıza fısıldanacak pek çok şey var. Sergiye, Wendy M.K. Shaw'ın yazdığı kapsamlı bir kitap da eşlik ediyor. Güleryüz'ün dünyasını görmeye niyetiniz var ise 28 Şubat'a kadar yolunuzu İş Sanat'a düşürün. (0212 316 15 80)

Musa İğrek, İstanbul
Zaman Gazetesi

Yorumlar