'Hurda bilginin peşindeyiz'

Usta hikâyeci Mustafa Kutlu'nun kitap âşığı bir adamı anlattığı "Tahir Sami Bey'in Özel Hayatı" adlı kitapta, yaşlıca bir sahaf olan İskender Bey şöyle bir cümle sarf eder: "Kitap aşkı başka sevda kaldırmaz. İki karpuz bir koltuğa sığmaz. Sığdırmaya kalkışırsan ömrün ıstırap içinde geçer. Kitapsever, mücerret bekâr kalmalıdır."

Kitap aşkı işte. Dile gelmez, tarife yanaşmaz... Bu yolun saliklerinden biri, sahaf Lütfü Seymen, namı diğer Sakallı Lütfü (yazar Selçuk Altun'un deyişiyle 'bir süreliğine yeryüzüne inen muzip cin'). Kadıköy'deki dükkânında âleme kitap dolu bir dünyadan bakan Seymen, pek çok kitap dostunun desteğiyle sessiz sakin altı aylık kitabiyat dergisi Müteferrika'yı çıkarıyor. Dergi daha çok kitap, kitapçılık tarihi, sahaflık tarihi ve bibliyografya gibi konuları işliyor.

Otuz yedinci sayısına ulaşan dergi, bu ay bir sürpriz yaptı ve Seymen'in yıllardır aklının köşesinde bir kedi gibi dolanan "Osmanlı'dan Günümüze Kitap ve Kitapçılık Tarihi Ansiklopedisi" adlı heyecan veren fikrin, tadımlık bir fasikülünü yayımladı. Bir nevi âleme "ey kitap meraklıları, kitaba dair ne varsa burada olacak" tellallığına soyunan Seymen, iyi de etti.

Seymen, bu kitap tarihi ansiklopedisi fikrinde yalnız değil: Nedret İşli'den Turgut Kut'a, Necdet Sakaoğlu'ndan İsmail Kara'ya, Sabri Koz'dan Erol Üyepazarcı'ya uzunca bir isim listesi var beraber yürüdüğü. En önemlisi de dergide makaleleri yayımlananlar. Herkes bu projenin bir an önce hayata geçirilmesini arzuluyor. Ucundan kıyısından tutacağını söylüyor.

Derginin son sayısıyla birlikte yayımlanan broşür, ansiklopedinin içeriğini ve nasıl bir işlev göreceğini anlatıyor. Uzun lafın kısası ansiklopedi, "kitap konusunda akla gelebilecek her türlü hurda bilgi dâhil, bütün bilinenleri ve bilinmeyenleri elden geldiğince bir araya getirmeyi" amaçlıyor. Kitap tarihi ansiklopedisi projesinin yaklaşık 15 yıllık olduğunu söyleyen Lütfü Seymen, "Müteferrika dergisi çıkmaya başladığı günden beri aklımızda böyle bir proje şekillendi. Çalışmayı, araştırmayı ve toplamayı gerektiren bir proje. Daha yeni yeni şekilleniyor. Elimizde yaklaşık 600-700 makale var. Onlar birer madde başlığı halinde. Bunun yanında ötekileri de toplayıp birer madde haline getirdiğimizde böyle bir ansiklopedinin olabileceğini kavradık. Teknik konuda pek çok ansiklopedi var, ama kitap tarihi ve kitapçılık konusunda ilk olacak bu ansiklopedi. Netice olarak hurda bilginin peşindeyiz. Kıyıda köşede kalmış unutulmuş insanları, bilgileri gün ışığına çıkarmak istiyoruz." diyor.

Bir-iki yıl içerisinde yayımlanması planlanan kitap tarihi ansiklopedisinin sayfaları, kitaba meraklı ve eli kalem tutan hemen herkese açık. Ansiklopedide kitapçılık tarihi, sahaflar, ciltçiler, matbaacılar, kitap dergileri, takvimler, hattatlar, çok okunan kitaplar, kapak ressamları, kütüphane müdürleri, kütüphaneler, müzayedeler, kitap sanatları, halk kitapları, mürekkepçilik, kâğıtçılık, kitap ve kitapçılık argosu gibi konular ele alınacak.

DUVARLAR PATLAMAK ÜZERE

Yaklaşık 35-40 senedir kitap tozları arasında dirsek çürüten Lütfü Seymen, ansiklopediye malzeme açısından duvarların patlamak üzere olduğunu söylüyor. Fotoğraflar, dergiler, resimler... Hemen hepsi derlenip toparlanmayı bekliyor.

İnternetin hayatımıza iyiden iyiye sızdığı bir ortamda böyle bir ansiklopedi fikri kimilerine uçuk gelebilir. Lakin Arakel Kütüphanesi'nden, Bozacıyan'dan, Gayret Kitabevi'nden Kasbar Efendi'den kaçımız haberdarız? Umberto Eco ile Jean-Claude Carrière'in sohbetlerini bir araya getiren ve yeni yayımlanan "Kitaplardan Kurtulabileceğinizi Sanmayın", bu konuda basılı kitabın hayatiliğini anlatması adına ufuk açıcı olabilir. Seymen de bu konuda iki usta yazardan yana, "Kitap elde tutulacak nesne olmalı." diyenlerden.

Ansiklopedi, iki cilt halinde 1.000-1.200 sayfa ve 1.500-2.000 madde olarak düşünülüyor. Önümüzdeki sayıda yazılabilecek maddelerin bulunduğu bir broşür daha yayımlayacaklarını söyleyen Seymen, böyle bir ansiklopedi çıkarmanın maliyetinin farkında. "Öyle de olsa böyle de olsa bu işi yapmak istiyorum. Bilmem hatırlar mısınız, Server İskit'in çıkardığı aylık ansiklopediler vardı. Her fasikül A'dan Z'ye düzenlenmişti. İskit her cilt bittiğinde arkasına fihrist verirdi. Ben de onu yaparım. Netice itibarıyla bu hayalimi gerçekleştirmiş olurum." diyor.

Musa İğrek, İstanbul

Zaman Gazetesi

16/08/2010

Yorumlar