Türk öyküsüne cansuyu


Eleştirmen Semih Gümüş ‘Öykünün Kedi Gözü’nde okura şöyle seslenir: “Ey okur, sen öyküyü edebiyatın labirentine girip aramadıkça, karanlık mağaralarda parlayan sözcüklere dokunup onların cevherindeki değeri görmedikçe çıplak topraklarda avlanmaya mahkûm, korunmasızsın. Seni öykü koruyabilir sıradan edebiyattan.” Gümüş, hiç de haksız değil. Öykü, hayatın cıvıltısını, suskunluğunu baştan ayağa tüm ayrıntısını içinde saklayan en güzel türdür belki de. Ya Cemal Süreya ne demişti öykü için “şiirin uzun saçlı kız kardeşi”.

Nicedir elimize düşmeyen, kitap raflarının artık unutmaya yüz tuttuğu öykü seçkileri bir yana öykü yıllığının hazırlandığı haberi kuşkusuz has okurları heyecanlandıracaktır. Edebiyat Ortamı, dergisi yayımladığı iki şiir yıllığından sonra şimdi de kitaplıklara Öykü Yıllığı armağan ediyor. Mayıs-haziran sayısıyla birlikte okurlarına Öykü Yıllığı 2011’i ulaştıran Edebiyat Ortamı “öykü gündemimize bir kayıt düşmeyi” amaçlıyor.

Sadık Yalsızuçanlar’ın hazırladığı yıllıkta Süavi Kemal Yazgıç ve Yılmaz Yılmaz’ın yılın öne çıkan öykü kitaplarına ilişkin çeşitli değerlendirmeleri yer alıyor. Yalsızuçanlar, yer veremedikleri onlarca güzel öykü olduğunu söyleyerek “Ulaşabildiğimiz pek çok dergiyi birkaç kişi titizlikle taradık ve öyküler bölümünde topladık. Yıllıkta bulamadığınız lakin dergilerde yayımlanmış olan daha onlarca güzel öykü var. Onların burada niçin olmadığı (muhtemel) sorusu haklı olmakla birlikte, takdir edersiniz ki, kitaplık çapta bir kayıt, her şeyden önce bir sınırlama öngörür. Gönül arzu ederdi ki, okunmaya değer bütün öyküleri bir çatı altında toplayalım ve sizi bir öykü cennetine çekebilelim… Lakin arzu etmekle iş bitmiyor.” diyor. Yıllığın hiç kuşkusuz eksikleri, yanlışları, yanlılığını peşinen kabul eden Yalsızuçanlar, böyle bir fikrin güzelliğine tutunuyor.

Yıllık için Heceöykü, Notos, Dergah, Kitap-lık, Yedi İklim, Varlık, Aşkar, Özgür Edebiyat, Har, Tasfiye, Sözcükler, Fayrap, Edebiyat Ortamı, Türk Edebiyatı, Temrin gibi dergiler taranmış. 2010’da hem ustaların hem de yeni isimlerin yaklaşık yüz öykü kitabı yayımlanmış. Önceki yıllara göre bu rakamlarda bir artış olduğunu söylemek zor. Özellikle ‘piyasa’nın roman talebini düşününce çok da şaşırmamak lazım bu gidişata. Öyküye en çok kapılarını açan yayınevleri ise şöyle: Can Yayınları (8), Everest (6), Ötüken (6), Yitik Ülke (6), YKY (5). Yıllıkta, 2010’da verilen öykü ödülleri de yer alıyor.Öykü Yıllığı 2011’de 38 yazarın farklı dergilerde yayımlanmış öyküsü var.

“Öykünün canevinde ayrıntılar yaşar.” diyor Semih Gümüş. Öykü Yıl- lığı’nın iki kapağı arasında öylece asılı duran, keşfedilmeyi bekleyen pek çok ayrıntı toplanmış. Okura, bu güzelliğin içinde kaybolmak ve Edebiyat Ortamı Öykü Yıllığı’nın, Şiir Yıllığı gibi sürekli olmasını dilemek düşer. (www.edebiyatortami.com, 0312 229 82 44)

2010'un en sevilen öykü kitapları
2010’un dökümünün yer aldığı Öykü Yıllığı 2011’de, bir soruşturmaya da yer verilmiş. Birçok yazara 2010’da yayımlanmış en beğendikleri öykü kitapları sorulmuş. Listede öne çıkan kitaplar ise şöyle: Zafer Yahut Hiç, Mustafa Kutlu (Dergah Yay.), Kumrunun Gördüğü, Ahmet Büke (Can Yay.), Diken Ucu, Behçet Çelik (Can Yay.), Al Çiçeğin Moru, Sevinç Çokum (Kapı Yay.), Bir de Baktım Yoksun, Yekta Kopan (Can Yay.), Angelika, Yıldız Ramazanoğlu (TİMAŞ), Tanrı Beni Görüyor mu?, Murat Gülsoy (Can Yay.), Asla Pes Etme, Mukadder Gemici (Dergah), Kağıt Gemiler, Ayşegül Çelik (YKY), Hikâyât, Cemal Şakar (Ferfir), Muhtemel Menkıbeler, Mehmet Harmancı (Hece).

Musa İğrek, İstanbul
Zaman Gazetesi
07/05/2011


http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1131119

Comments