Ağır, çok ağır bir dünya

Fotoğraf: Selahattin Sevi
Susan Sontag hastalık ülkesine göç edip oranın neye benzediğini anlattığı benzersiz kitabı “Metafor Olarak Hastalık” adlı kitabına şöyle başlar: “Hastalık, hayatın gece karanlığıdır; daha sıkıntılı süren bir yurttaşlıktır. Doğup hayata gelen herkes, biri ‘sağlıklılar’, diğeri ‘hastalar’ ülkesinde olmak üzere çifte vatandaşlığa sahiptir bu yeryüzünde.” Yaşayan en büyük Türk şairlerinden Gülten Akın, yaklaşık altı yıl sonra yayımladığı yeni şiir kitabı “Beni Sorarsan”da (YKY) tıpkı Sontag gibi senelerdir misafiri olduğu hastalık ülkesinden ve orada yaşadıklarından izler dikkati çekiyor. 

Kitabın “önsöz gibi” gibi açılış kısmında “Ağır, çok ağır bir dünya” başlıklı yazısında Akın, alacası içinde pek çok güzel insan gibi günlük ev halini, kaybettiği dostlarını ve dört yıldır “kan kardeş olduğu” diyaliz makinesinde geçirdiği günleri anlatıyor. İncelikli bir duyarlılığın şairi Gülten Akın, bu kısacık yazısında adeta koca bir ömrün yükünü tarif etmeye çalışıyor: “Herkes ölüm görüyor, yaşlandıkça sevgili ölülerin sayısı yaşayanları aşıyor. Neyse ki düşlerimiz var. Anılarımız var.” Kırk iki şiirin yer aldığı kitap, bu yıl 80. doğum gününü kutlayan usta şairin esere adını veren “Beni Sorarsan” adlı şiiriyle açılıyor. Kitabın sonunda ise, 2008’de Türkiye’nin onur konuğu olduğu fakat Akın’ın sağlık sorunlarından dolayı katılamadığı Frankfurt Kitap Fuarı’nın kapanış konuşması yer alıyor. 

“Kabuk” adlı kısacık şiirinde dediği gibi (Kabuğu kaldırsan / derinleşir yara), hem kendisinin hem de hayatın kabuğunu “ağır, çok ağır” olsa da cesurca kaldırıyor. Kitapta, Akın’ın şiiri nasıl tanımladığını şu kısacık şiirde yakalamak mümkün “Şiir bizim eski suç ortağımız / Biz ne işledikse onunla işledik” diyor. Akın, Tomris Uyar, Füsun Akatlı ve “öteki” dostlarını da unutmuyor kitabında. Özellikle şiirlerin başlıkları ve sıralaması da dikkatli okurun gözünden kaçmayacaktır. Fakat, Akın’ın yeni şiir kitabını eline alan okurun, şairin o meşhur “Ah kimselerin vakti yok / Durup ince şeyleri anlamaya” dizesini tersine çevirip, inceliklerle bezenmiş bu şiirleri döne döne okuyacağı kesin. Hatta, şairin kitabındaki “Ben yoruldum gidiyorum/ Kendi endişeni kendin seç” dizesini görmezden gelip, Akın’ın daha pek çok yeni şiirini bekleyecek.

Beni Sorarsan

Beni sorarsan,

Kış işte

Kalbin elem günleri geldi

Dünya evlere çekildi, içlere

Sarı yaseminle gül arasında

Dağların mor baharıyla

Sis arasında

Denizle göl arasında

Yanımda kediler, kuşlar

Fikrimden dolaşıyorum

Hiçbir iktidarı sevmesem de

Sobanın iktidarında

Çarpışa çarpışa nasılsa

Büyüyebilen kızlar

Uslu, sakin, ölümü bekliyorlar

Yaşlılık

Dev mi oldular, başkaları

Üstüne üstüne gelip korkusuz

Güçlerini deniyorlar.

Musa İğrek, İstanbul
Zaman Gazetesi
29/10/2013

Comments