Kâzım Karabekir'in günlüğü, kızlarını ağlattı

Milli Mücadele'nin önemli isimlerinden Kâzım Karabekir Paşa'nın dünyası, 'İnsan ve Asker Kâzım Karabekir' adlı sergiyle Beyoğlu'ndaki Yapı Kredi Sermet Çifter Salonu'na taşındı. Paşa'nın kızları Hayat ve Timsal hanım, babalarının günlüklerini sergide ilk kez okurken gözyaşlarını tutamadı.

"Hayat, Emel ile birlikte önce Kasımpaşa'da teyzemin çocuğu Hüsnü Tengüz'e. Oradan vapurla Fener'e geçerek yangın yerini dolaşarak Sultan Selim Camii'ne çıktık. (...) 22 Eylül 1941" Bu notlar, Kâzım Karabekir'in yıllarca tozlu sandıklar içinde bekleyen günlüklerinden birkaç satır. Karabekir Paşa'nın kızları Hayat Karabekir Feyzioğlu ve Timsal Karabekir Yıldıran, Osmanlıca okuyamadıkları için uzun yıllar bu günlüklerde neler yazdığını bilmeden yaşadı. Şimdilerde peyderpey günümüz Türkçesine çevrilen günlüklerin birkaç sayfayla bile olsa Yapı Kredi'de açılan 'İnsan ve Asker Kâzım Karabekir' sergisinde yer alması, onlar için çok büyük anlam taşıyordu. Galerinin duvarlarında tadımlık sunulan günlüklerle ilk kez karşılaşma anı, hasret ve heyecanla karışık nemli gözler bırakmıştı geriye. Sonrasında ise derin bir sessizlik... 'Neler anlatıyor? Benden bahsediyor mu?' gibi soruların peş peşe geldiği dakikalar, mutlulukla hüznü de beraber getiriyordu. 28 Mart Cuma günü açılan Kâzım Karabekir sergisinin en güzel, bir o kadar da iç burkan sahneleriydi bunlar...

2007'de Kâzım Karabekir Vakfı tarafından Paşa'nın tüm eserleri Yapı Kredi Yayınları'na (YKY) devredildi. Bu devirden sonra, Karabekir Paşa'nın "İstikal Harbimiz" adlı eseri tam metin olarak yeniden yayımlandı. Ardından da bir sergiyle Paşa'nın pek bilinmeyen dünyasının kapıları aralanmak istendi. Paşa'nın, Kâzım Karabekir Vakfı ve YKY işbirliğiyle açılan sergide yer alan kişisel eşyası, hatıra fotoğrafları, kitapları ve günlükleriyle yakın tarihe ışık tutacak pek çok malzeme, 2005 yılında Erenköy'de kurulan müzeden getirildi. Sergi, pek çok bakımdan önemliydi ve görenlerin öğreneceği çok şey vardı; ama hiç kimse, Karabekir Paşa'nın kızları kadar mutlu ve heyecanlı olamazdı. Heyecanı gözlerinden okunan Timsal Hanım, "Böyle bir serginin açılması bizim için mutluluk verici. Müzemize gelen birçok insan var, lakin Beyoğlu'nda sergiyi açmak daha çok kişiye ulaşmamızı sağlayacak. Sergi, Kâzım Karabekir'i yeniden gündeme taşıması bakımından önemli. Bu milletin bağımsızlığına nasıl erdiği, bu eşyalarda saklı." diyordu.

"Bizim üzerimizde ısrarla dururdu. 'Kimsenin hakkını yemeyin, hakkınızı yedirmeyin.' derdi."
Hayat Hanım böyle anlatıyordu babasını. Baskınlar, yasaklar, sefalet... Çok sıkıntılar yaşamışlardı. Hayat Hanım, babasının şimdilerde daha iyi anlaşıldığını söylüyor. "Bir zamanlar Karabekir Paşa'yı karalamak, bir marifet olarak gösteriliyordu. Şimdi çok şükür, kıymeti daha iyi biliniyor." Herkes, Paşa'nın günlüklerinde neler olduğunu merak ediyor. Zira, günlüklerin 1932-1938 yıllarına rastlayan bölümlerinin nerede olduğu meçhul. Hayat Hanım, çocukluğuna dönüyor, kayıp günlükleri sorduğumuzda: "Bir baskın yapılmıştı, evimizden çimento torbası büyüklüğünde yaklaşık 95 çuval kitap taşındı. Evimizde çok şükür ne bir yangın ne de bir hırsızlık oldu. Eğer YKY'ye verdiğimiz arşivde çıkmazsa, muhtemelen götürülen çuvalların içindedir, o günlükler."

Sergideki eserlere bakıldığında, Kâzım Karabekir Paşa'nın sağlığında adeta kendi müzesini kendisi oluştururcasına malzeme biriktirdiği anlaşılıyor. Şarapnel parçaları, kar ayakkabıları, cüz keseleri, kılıçlar... Kızı Timsal Hanım, "Kendi müzesini kendi hazırlamıştı, gelecek nesillere aktarmak istiyordu yaşananları. Bu vatanın nasıl kurtulduğunu bilmeyenlere, bilmek istemeyenlere bu serginin pek çok mesajı var." diyor. Sergi, 20 Nisan'a kadar açık kalacak. (0212 252 47 00)

Comments