Osmanlı sultanlarını bir de şiirleriyle görün

Belki de adlarından başka bir şeyini bilmediğimiz sultanlardı onlar. Kılıçlarının sesi daha yüksek duyulsa da kiminin kalemi kılıcından daha keskindi. Onlar da ete kemiğe bürünmüş, hüzne tutunan, sevince gark olan ve dahi seven insanlardı. Denilir ki "Sultanların sözü, sözlerin sultanıdır". Sözlerin belki de en ihtişamlısı Osmanlı sultanlarının dilinden düşenlerdi. Yüzyıllara hükmeden bu sultanların kimisi dizelerini, beyitlerini, gazellerini ve kasidelerini yazarken Avnî, Muhibbî, Baht'î gibi mahlaslara sığındı. Aslında bu perde, kulak verenler için, sultanların iç âlemine uzanan bir kapının habercisiydi.Osmanlı'nın cümle şair sultanları bugüne seslenmek için Çırağan Sarayı'nda bir araya geldi.

Divan edebiyatını pek çok kitap ve etkinlikle günümüz insanının hayatına yaklaştıran Prof. Dr. İskender Pala'nın hazırladığı 'Şiirin Sultanları' adlı şiirli, portreli sergi önceki akşam Çırağan Sarayı Sanat Galerisi'nde açıldı. Geceye kültür, sanat dünyasından çok sayıda isim katıldı. Serginin açılışında Osmanlı sultanlarının şair olduklarının pek bilinmediğini söyleyen Pala, "Böyle bir serginin zihinlerde ayrı bir pencere açacağı düşüncesiyle bu işe giriştik. Osmanlı padişahları bu zarafeti, bu güzelliği bize sunarken, bir taraftan savaşın, bir taraftan sözün sultanı olarak yaşadılar.'' dedi. Açılışta daha sonra Ruhi Ayangil ve Ayangil Topluluğu, sultanların eserlerinden oluşan müzik dinletisi sundu. Sergiye eşlik eden bu dinleti, şiirlerin gölgesinde çok anlamlı duruyordu. Pala'nın Şiirin Sultanları adlı kitabı 2005'te yayımlanmıştı.

Şiirin sergisi olur mu?

'Neden böyle bir sergi, şiirleri sergilemeye ne hacet vardı, bunun ne cazibesi olabilir ki?..' diyebilirsiniz. İskender Pala da aynı soruları sormuş kendine. Dört gün süren bir 'med-cezir hali'nin ardından, 'sultanların şiir dünyalarını paylaşmak' arzusuyla böyle bir sergiye karar vermiş. Çırağan Sarayı, ilk kez böyle 'şiirli bir sergi'yi misafir ederken Osman Gazi'den II. Bayezid'e, III. Selim'den Sultan Abdülaziz'e Osmanlı sultanları ziyaretçileri kronolojik bir yolculuğa davet ediyor. 26 Osmanlı sultanının portreleriyle birer şiirinin Türkçe, İngilizce ve Arapçasının yer aldığı sergi, cihana hükmetmiş bir imparatorluğun saklı yüzünü yeniden açığa çıkarıyor.

Çırağan Sarayı'nın gözü ve gönlü okşayan güzelliğinde yol alırken III. Selim'in "Rûz şeb dîdelerim derdün ile kan ağlar / Vâkıf olan benim esrarıma her an ağlar", III. Mehmet'in ise "Zülfünün zencirine kul eyledün şahum beni/ Kulluğundan kılmasın azad Allah'ım beni" dizesi gibi pek çok dokunaklı şiir sizi dört bir yandan kuşatıyor. Sergi, padişah kelimesinden yalnızca 'savaşan adam'ın anlaşıldığı günümüzde, sultanları daha yakından tanımaya imkân veriyor. Ve biraz dikkat kesilince sultanların sırça saraylarda yaşayan birer mitolojik kahraman olmadığı rahatça okunabiliyor. Osmanlı sultanlarının gökkubbede bıraktıkları 'lirik' sesleri duymak için, 16 Aralık'a kadar vaktiniz var. (0212 259 03 73)

Musa İğrek, İstanbul
Zaman Gazetesi

Comments