Mardin'de Hilmi Yavuz günü

Mardin, hafta sonu 'Hilmi Yavuz Akademik Sempozyumu'na ev sahipliği yaptı. Etkinlik, Türkiye'nin farklı üniversitelerinden Hilmi Yavuz'unsevenlerini ve okurlarını bir araya getirirken, usta şair de en 'bahtiyar' günlerinden birini yaşadı. Akademik anlamda pek çok başvuruyapılan etkinlikte, kırk bildiriden yirmisi beş ayrı oturumda sunuldu. Şairin yazı ve düşünce yolculuğu bütün yönleriyle ortaya konuldu.

"Bundan beş gün önce, 14 Nisan günü, 73 yaşıma bastım. Sonbaharın defteri duruyor önümde! 'Bulanık Defterler'de yazdığım gibi, 'Kaç sayfa kaldı? İnceliyor defter, sayfalar azaldı ve daha da bulanıklaşıyorlar azaldıkça... Azalan'a ve İncelen'e yakarılar yazmak isterdim: Rilke gibi söylemek isterdim ki, Azaltan ve İncelten'in gölgesi kalksın defterlerin üzerinden. Defterlerin üzerinden kalksın ve düşsün güneş saatlerinin üzerine!" Hilmi Yavuz adına düzenlenen akademik sempozyumun sonunda usta şairinin dilinden yükseldi bu sözler. Gökyüzüne komşu kent Mardin'de hafta sonunda gerçekleşen Hilmi Yavuz Akademik Sempozyumu, şehre hareket getirdi. Işığın ve gölgenin oynaştığı şehirde bu kez yağmur vardı. Sempozyumun gerçekleştiği pazar günü ise sıcacık ışıltılı bir hava...

Mardin Artuklu Üniversitesi ile Ardahan Üniversitesi'nin ortaklaşa düzenlediği bu ilk etkinliğe, Türkiye'nin farklı üniversitelerinden hocalar, Yavuz'un dostları, sevenleri ve okurları katıldı. Bir elin parmağını geçmeyecek dinleyicilerin yer aldığı klasik sempozyumlardan öte, etkinliğe katılım yoğundu. Yavuz, konuşmasında söylediği gibi Mardin'de ilk gençliğine, 'o tasasız, kaygusuz bahtiyarlığını yaşadığı güneşli günlere' döndü ve sayfaları geriye doğru bir bir çevirdi. Öyle ki, şairin yazı ve düşünce yolculuğu tüm haliyle ayan beyan kılındı.

Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen sempozyumda 'Şair Kimliği ile Hilmi Yavuz', 'Mütefekkir-Entelektüel Kimliği ile Hilmi Yavuz', 'Düz Yazıları ile Hilmi Yavuz' başlıklı konular ele alındı. Akademik anlamda pek çok başvuru yapılan etkinlikte, kırk bildiriden yirmisi beş oturumda sunuldu. Prof. Dr. Füsun Akatlı, Prof. Dr. A.Güner Sayar, Prof. Dr. A.Fuat Bilkan, Doç. Dr. Alaattin Karaca, Yrd. Doç, Hilmi Demir, Aydın Afacan, Sakine Korkmaz ve Emrah Pelvanoğlu gibi isimler, farklı yönleriyle Hilmi Yavuz'u anlattı.

İÇİNDE YEDİ KİŞİYİ BARINDIRAN BİR GÖKKUŞAĞI

Sempozyumun açılış konuşmasında, Hilmi Yavuz'un kendisi için şaşırtan bir bilinç olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kenan Gürsoy, "Yavuz, kendisini size açan ya da sizin onda yavaş yavaş keşifler yaptığınız bir insan. Bu açılma bende bir sevgiye, bir hayranlığa dönüştü zamanla. O, entelektüel bir dostluk içinde şiirini, felsefesini adeta sizinle inşa eder. Kendisi için olduğu kadar aynı zamanda sizin içindir." dedi. Bir şairi kısa bir sürede anlatamayacak olmanın sıkıntısı katılımcıların içinde saatler evvel çöreklenmişti.

Oturumlar, Prof. Dr. Talat Sait Halman'ın Hilmi Yavuz'un içinde barındırdığı yedi kişiyi bir gökkuşağına benzettiği renkli konuşmasıyla başladı. Katılımcıların hepsi kendi aynalarındaki Hilmi Yavuz'u anlattı. Kimi onun adındaki 'hilm'in kimi de soyadındaki 'yavuz'luğun perdesini araladı. Mardin'in göğe doğru yükselen merdivenleri gibi adım adım usta şairin dünyasına giren katılımcılar, daha çok şey söylemenin telaşındaydılar. Şair, yazar, eleştirmen, mütefekkir, çevirmen gibi sıfatların gölgesinde Hilmi Yavuz konuşulurken usta şair, tüm bildirileri heyecanla, bazen tebessümle dinledi. Etrafında halkalanan okurlar kitap imzalamanın telaşıyla koştururken kültür merkezinde açılan fotoğraf sergisi de usta şairin engin dünyasından izler taşıyordu.

Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serdar Bedii Omay ve ekibinin aylar evvel başlayan hummalı çalışmaları güzel meyveler verdi. Hilmi Yavuz 'müktesebatının mürüvvetini' gördü desek yeridir. Zira sempozyumun sonunda şairin etrafında halka halka yayılan bir neşe vardı. Mardin Valiliği'nin desteğiyle gerçekleştirilen, sekreterliğini şair Ercan Yılmaz'ın yaptığı sempozyuma katılamayanlar üzülmesin, bildiriler önümüzdeki günlerde bir kitapta toplanıp yayımlanacak.

Musa İğrek, İstanbul
Zaman Gazetesi
21/04/2009

Comments