Fotoğraflı bir 'sandal' sefası

Tanpınar'ın 'Huzur'unda İhsan ile Mümtaz arasında şöyle bir konuşma geçer: "Macide gökyüzüne bayılır, bulut olmamak kaydıyla." Bu sırada Macide söze karışarak "Bulutlu olursa tahammül edemiyorum, hep içime bakıyorum." der.

Gökyüzünün o engin sonsuzluğu şüphesiz cezbedicidir. Ama öyle anlar vardır ki bulutların o dağınık halleri, beyaz ve gri arasındaki geçişler insanı daha bir içeriye çeker. Neşesi, coşkusu çekilse de bazen göğün, gözünüze ilişen bir sandal sizi alıp bir yerlere götürür. İstanbul Fotoğraf Merkezi Galerisi, Erhan Bayladı'nın Sandal ve Doğadan Yansımalar adlı fotoğraf sergisine ev sahipliği yapıyor. Birer yağlıboya tabloyu andıran sergide gökyüzünün türlü türlü hallenişi, boyası dökük, ahşabı çatlak kimi zaman da tersine çevrilmiş sandallar sessizce konuşuyor.

Bayladı, fotoğraflarında sürekli sandala yer vermesini şöyle anlatıyor: "Sandallar bulunduğu kompozisyonlardaki görüntüsüne göre farklı hüviyetlere bürünür. Bazen neşe dolu, bazen hüzün dolu bir kompozisyon ortaya çıkmasına sebep olur. Bana göre sandal bir insan gibidir kompozisyonlarda. Genelde yalnızlığı anlatır."

Musa İğrek, İstanbul
Zaman Gazetesi
23/05/2009

Comments