Batı resminin ustaları kitaplara girdi

Londra National Gallery, Puşkin Güzel Sanatlar Müzesi, The Art Institute Chicago, Paris Musée d'Orsay, New York Museum of Modern Art, Paris Musée Picasso, Petersburg Hermitaj Müzesi, New York Metropolitan Museum of Art... Listeyi uzatmanız mümkün. Dünyanın dört bir yanından bu önemli müzelere yolunuzun düşmesi biraz zor.

Halkayı biraz daha daraltalım. Paul Cézanne, Auguste Renoir, Hieronymus Bosch ve Leonardo Da Vinci gibi Batı resminin usta sanatçılarına ilgi duyuyorsanız dağı taşı aşıp bu müzelere gidemediğiniz için hayıflanmanıza gerek yok. Yapı Kredi Yayınları pek çok ülkede yoğun ilgi gören dört kitabı Türkçeye çevirdi. Cézanne, Renoir, Bosch ve Leonardo Da Vinci adıyla yayımlanan kitaplarda, bu dört usta ismin sanat tarihçileri tarafından yazılan kısa ve doyurucu hayat hikâyelerinin yanı sıra, eserlerinden örnekler yer alıyor. Kitaplar, Batı resminin usta sanatçılarına ilgi duyanlar kadar sanatla yeni tanışanlar için de iyi bir başlangıç olabilir. Usta sanatçıları anlatan albümlerin en güzel tarafı, o sanatçıların dünyasına girmeyi kolaylaştırmasıdır. Zira tüm zamanları, dönemleri halden hale geçişleri derli toplu bir haldedir. Kitapların, baktıkça içinizde bir arzuyu depreştireceği kuşkusuz. Daha da ötesinde Freud'un sanatçılar için, "Yeryüzü ile gökyüzü arasında asla varamayacağımız gerçeklikleri bilirler ve bize gizemli kapılar açarlar." sözüne hak vereceksiniz.

Resim tarihinde çığır açan Renoir (1841-1919), benzersiz bir üsluba sahip Bosch (1450-1516), sanata yepyeni bir yol açan Cézanne (1881-1907), Rönesans'ın büyük ismi Leonardo Da Vinci (1452-1519)... Her birinin dünyasında durup saatlerce gezinmeniz gerekebilir. Kitapları elinize aldığınızda bir fotoğraf albümünü karıştırıyor hissine kapılıyorsunuz. Sağ tarafta tablolar, sol tarafta sanatçının hayatından kesitler, eserlerinin öyküsü yer alıyor. Kitapların sonunda ise kitapta yer alan resimlerin alfabetik listesi var.

'Mükemmellik ayrıntılarda gizlidir'

Bu dört ustanın renkli dünyalarını anlatmanın zorluğunun farkında, kitaplara tek tek uğramakta yarar var. Önce Cézanne... Gerçekliği yeniden inşa eden bir sanatçı ile karşı karşıyasınız, onun düşüncesi doğayı gerçekliğe uygun bir biçimde resmetmek ve her şeyi bir bütün olarak ele almak. Lionello Venturi onun için "Görkemi karşısında huşuya benzer bir hissin uyanmaması olanaksızdır. Ulaşılamaz gibi görünen yükseklikte zirveleriyle zengin, zorlu ve tanıdık olmayan bir dünyaya girdiğinizi hissedersiniz." diyor.

Fransız ressam Renoir'ı anlatan kitapta sanatçının erken dönemlerinde Seine nehri kenarında ve açık hava resimlerinin yanı sıra kadın portreleri yer alıyor. Kitapta sanatçının en ünlü tabloları ve çok az bilinen eserleri sunuluyor. Renoir, resimde herhangi bir anlatımı ya da tanımlamayı itici buluyordu: "Bizim hareketimizdeki en önemli şey, bence resmi konudan kurtarmamızdır. Ben çiçek resmi yapıp bunların sadece çiçek olduğunu, herhangi bir hikâye anlatmadığını söyleyebilirim."

Erken Rönesans döneminin Hollandalı ressamı Hieronymus Bosch'u, Juan de Siguenza'nın şu cümleleriyle tanımak mümkün: "Bu ressamın eserlerini diğer ressamların çalışmalarından farklı kılan şudur: Diğerleri insanın dış görünüşünü resmetmeye çalışırken, Bosch insanın iç dünyasını, iç görünüşünü resimlemeye çabalamıştır." Bosch'un tabloları arasında ilerlerken bazen ürkütücü, karanlık manzaralar sizi kuşatabilir. Sanatçının hayal gücünün nerelerde gezindiğini şiddetle merak edeceksiniz kuşkusuz.

Sıra İtalyan ressam Leonardo Da Vinci'ye geldiğinde ise büyülü bir dünyanın eşiğine adım atıyorsunuz. Usta ressamın şu sözü kendi sanat hayatını özetler gibi: "Mükemmellik, ayrıntılarda gizlidir ama asla bir ayrıntı değildir." Kitapta Leonardo Da Vinci'nin desenleri, müzelerde boy gösteren en meşhur tabloları yer alıyor. Münzevi bir hayatı tercih eden sanatçı, kendi zihninde kurduğu dünyada yaşıyordu. Kitaplığınızda yer açmanıza sebep olacak bu eserler için son söz: Eserdeki metinler okuru sıkmayan, anlaşılır ve sade bir dille yazılmış.

Musa İğrek, İstanbul
09/01/2010
Zaman Gazetesi

Comments