Rüzgâr gibi geldi geçti


"Projemiz aslında çok iyiydi, nedense kabul etmediler." , "Bakalım 2010'dan sonra ne iş yapacağız?", "2010'dan epey nimetlendiler", "9.550 etkinlik mi, kim katıldı bunlara?", "Ajans, yılı iyi kotardı"... Her kafadan bir ses. İyi-kötü, güzel-çirkin. Her büyük etkinliğin ardından duyulabilecek bu sözler, önceki akşam İstanbul Kongre Merkezi'nde gerçekleşen 2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti'ne veda gecesinden. Son üç yıldır kültür sanat camiasının dilinden düşmeyen, 16 Ocak'tan beri de İstanbul'u etkinlik yağmuruna tutan 2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti Ajansı (AKB), pazar akşamı, mütevazı bir törenle yılı kapattı. Etkinlikler 31 Aralık'a kadar sürecek olsa da gecenin sonunda yüzlerde "Oh, kazasız belasız bitiriyoruz galiba!.." dercesine bir rahatlama vardı.

Neredeyse yolu İstanbul 2010'dan geçen herkes veda töreninde hazır bulundu. Proje sahipleri, sanatçılar, kültür sanat dünyasından isimler... Törene, Devlet Bakanı ve AKB Koordinasyon Kurulu Başkanı Hayati Yazıcı, AKB Koordinasyon Kurulu üyesi Devlet Bakanı Egemen Bağış, AKB Yürütme Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, Vali Hüseyin Avni Coş, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile AKB Danışma Kurulu Başkanı Hüsamettin Kavi, AKB Genel Sekreteri Yılmaz Kurt ve birçok davetli katıldı. Konserler ve gösteriler de geceye sıcaklık kattı.

2010'un açılış günündeki kalabalıktan kapanışta eser yoktu. İnsanların üzerindeki 'bitse de kurtulsak' havasını hemen kendini ele veriyordu. Salona ilk olarak Şekip Avdagiç hitap etti. Konuşması biraz sitemkârdı. Ajansın çalışma programını her sayfası ayrı öyküden oluşan dev bir romana benzeten Avdagiç, bu romanı, İstanbullularla birlikte bir solukta okuduklarını söyledi. Avdagiç, şöyle devam etti: "Zaman zaman morallerimiz bozuldu, birçok haksız eleştiriye maruz kaldık. Herkesi projelerimizin bir parçası yaptık. Buna rağmen amaçları üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek olan bazı davranışları ibretle izledik. Ama kimseye bir şey söylemedik.'' Avdagiç daha sonra 2011'de Avrupa Kültür Başkenti unvanını taşıyacak Finlandiya'nın Turku ve Estonya'nın Tallinn kentleri temsilcisine plaket verdi.

Egemen Bağış, 2010 projelerinin her birinin ayrı ayrı önemli olduğunu, ancak en çok U2 konserinin kendisini etkilediğini söyledi. Hayati Yazıcı, programın ana hedefinin, İstanbul'un kültür hayatında birtakım izler bırakmak ve başlatılan projelerin sürdürülebilir olmasını sağlamak olduğunu söyledi. Konuşmaların ortak vurgusu ise, Ajansın yapısındaki merkezi hükümet- yerel yönetim, sivil toplum ve özel sektör işbirliğiyle oluşturulan yönetişim modelinin Türkiyede ilk kez uygulandığı ve bu tecrübeden yararlanılması gerektiğiydi. Gece, 'İstanbul'dan Yansımalar' adlı konserle sona erdi.

2010'da neler oldu?

2010 yılı boyunca 588 proje, 9.500'ü aşkın etkinlik, 35 yarışma, 52 festival, 84 restorasyon-konservasyon çalışması, 166 tarihi yapıda koruma faaliyeti, 32 ülkede 183 tanıtım etkinliği, 316 kitap-dergi-katalog, 523 film-belgesel-videoart gösterimi, 595 eğitim, 727 atölye çalışması, 760 sergi, 1.130 sahne performansı, 1.584 konser-dinleti, 1.189 konferans-sempozyum-panel-çalıştay gerçekleştirildi. Bu etkinlikleri 10 milyonu aşkın izleyici takip etti.

Musa İğrek, İstanbul
Zaman Gazetesi
21/12/2010

Comments