Yazar adaylarına kılavuz kitaplar


Hepimizin içinde saklı bir yazar olduğu söylenir. Yazma arzusuyla yanıp tutuşan pek çok hevesli, yazacağı kitabın raflarda okurunu beklediğinin hayalini kurar. Roland Barthes’ın deyişiyle, “Tam olarak okumayı sevdiğimiz yazar gibi yazmayı arzulamayız kesinlikle; arzuladığımız şey, yazı yazan kişinin yazarken duyduğu arzunun kendisidir ya da daha da ileri giderek şunu söyleyebiliriz: Yazarın yazarken okura duyduğu arzuyu arzularız, her yazıda var olan beni-sevin’i arzularız.” Kendi tecrübelerimizi başkalarına aktarma konusunda, bir türlü dinmeyen bu arzuyu gerçekleştirecek her yolu deneriz veya onu açığa çıkaracak yollar buluruz.

Amerikalı yazar ve eleştirmen William Zinsser, Manhattan’daki ofisinin duvarında E. B. White’ın bir fotoğrafının asılı olduğunu anlatır. White 77 yaşındayken küçük bir kayıkhanede çekilen bu fotoğrafında, ahşap bir masada, beyaz saçlı bir adam olarak daktilosunun başında yazı yazıyor. Etrafta bir kül tablası ve boş bir fıçıdan başka bir şey gözükmüyor. Zinsser odasına gelen yazarların ve yazar olmak isteyenlerin bu fotoğrafa birkaç dakika baktıklarını söylüyor: “Dikkatlerini çeken şey sürecin basitliğidir. White’ın ihtiyacı olan her şey orada: Bir yazı yazma aracı, bir kâğıt parçası ve cümleleri istediği gibi olmadığında gidecekleri bir hazne. O dönemden sonra yazı yazmak elektronik hale geldi. Daktilonun yerini bilgisayar, çöp tenekesinin yerini sil tuşu aldı ve metin yığınlarını yeniden düzenlemek için pek çok tuş eklendi. Ama yazarın yeri alınamadı. Yazar hâlâ diğer insan­ların okumak isteyebilecekleri bir şey söyleme işiyle uğraşı­yor.” Zinsser, insanlar ve yerler, bilim ve teknoloji, tarih ve tıp, iş ve eğitim, spor ve sanat ve var olan her şey hakkında nasıl yazılması gerekiyorsa onu öğrettiği ve Türkçede İyi Yazmak Üzerine (Altıkırkbeş Yay.) adıyla yayımlanan kitabında bunu anlatıyor. 1976’da ilk baskısı yapılan ve o günden beri milyonlarca satan kitap yazarın kendi deyişiyle, öğrenciler, yazarlar, editörler, öğretmenler ve nasıl yazı yazılması gerektiğini öğrenmek isteyenler için bir rehber.

‘İyi bir kitap yazmanın üç ku­ralı var’

Zinsser’ın dilimize çevrilen bu kitabı yazmayı öğreten kitapların son dönemdeki yükselişini akla getiriyor. Bir şey söyleme uğraşındaki yazarın iyi bir kitap yazması kolay bir süreç değil elbette. Somerset Maugham, “İyi bir kitap yazmanın üç ku­ralı var” demişti, “ne yazık ki kimse ne olduklarını bilmiyor.” Fakat Maugham’ın bu sözüne kulak tıkayıp yine de iyi bir kitap yazmanın kurallarını öğreten yayınların çokluğu ilgilisinin dikkatinden kaçmamıştır. Yol gösterici sözler ve tembihlerle dolu bu kitaplar, bir öğretmen edasına bürünerek yazma eylemini anlatıyor.

Ünlü yazarlardan yazma öğütlerini, yayınevi editörlerinden yayımlanma sırlarını, akademisyenlerden yazma aşamalarını derleyen bu kitapların bazıları işlevsel iken (Zinsser’ın bu kitabı ilgilisi için iyi bir kaynak), bazıları ise kişisel gelişim kitaplarını çağrıştırıyor.

Her alanda yazma rehberi

Yazmayı öğretme iddiasındaki rehber kitapların çokluğu dudak uçuklatacak cinsten. Yazma şehvetini tatmin etmenin tüm yollarını gösterme iddiası taşıyan ve nasihatlerden oluşan bu kitaplar romandan şiire, öyküden hatıraya, gezi yazısından senaryoya, tarihten polisiyeye uzanan farklı türlerin yanı sıra gazetecilik ve blog yazarlığı gibi alanlarda da yazma eyleminin sırlarını anlatıyor. Kendilerini “kitap doktoru”, “yazı koçu” gibi yeni adlarla pazarlayanların yayımladığı piyasa işi kitapların yanı sıra akademisyenlerin, eleştirmenlerin ve edebiyatçıların kaleminden çıkan nitelikli kitaplara da erişmek mümkün. Geleneksel yayıncılığın yerini yavaş yavaş e-kitaba ve kişisel yayıncılığa bırakmasıyla birlikte, bu alanlarda başarı sağlayan yazarların da yayımladığı rehber kitaplar gözden kaçmıyor.

Yayınevlerinin neler istediği ve bu beklentileri karşılamak için yazar adayının neler yapması gerektiği ve yazma eylemi üzerine kafa yoran bu rehber kitaplar, tavsiye ve reçetelerle bezenmiş durumda. Yazarlık atölyelerinin gördüğü yoğun ilgiden öncesine dayanan bu tür çalışmaların yükselişi, yazma becerisinin bu kitaplarla kolayca kazanılabileceği inancına dayanıyor. Bu rehberler, ilk kitabını kaleme alıp yayımcıya verdikten sonra çok satanlar listesine bir anda girenlerin kaleme aldığı kitaplar oluyor kimi zaman. Bazen de senelerce yayıncı kapısını aşındırıp kitabının yayımlanması için sabırla bekleyenlerin hikâyesini anlatıyor.

Bir ayda roman yazmanın sırrı

“Okurunuzu baştan sona romana kilitleyecek”, “sarsıcı bir kurgunun kilit anahtarı”, “unutulmayacak bir karakter oluşturmanın yolu” gibi reklam kokan cümlelerle yazar adayını kendine çeken bu kitaplar, yazarlık atölyelerine gidecek vakti ve parası olmayanlar için de bir seçenek. Bu tür kitapların yazarları, “sevgi ve sabır” gerektiren yazma eylemi süresinde ilk sayfaları yazmanın zorluğunu anlatırken, kimileri biraz daha ileriye giderek bir yılda kitap yazma garantisi veriyor. Süreyi daha da kısaltıp çeşitli yazma stratejileriyle bir ayda romanınızı rafta görme garantisi veren No Plot? No Problem!: A Low-Stress, High-Velocity Guide to Writing a Novel in 30 Days gibi kitapların varlığını da hatırlatalım.

Emeklilikten sonra yazmaya karar verenlere yardımcı olan Writing After Retirement: Tips from Successful Retired Writers gibi kitaplar, konu bulmakta zorlanan emekli yazarları bu açmazdan kurtaracak çözümler sunuyor. Hangi türün yazar adayına uygun olacağına varıncaya kadar analizler yapan The Writer’s Advantage: A Toolkit for Mastering Your Genre ve benzerleri ise içinizdeki saklı yazarı gün ışığına çıkarmanın peşinde. Günümüzde hangi türlerin rağbet gördüğünün yanı sıra yayın dünyasındaki boşluklara dikkat çekip yazar adayını bu konuda yazmaya sevk ediyor bu tür kitaplar. Bir yıl içerisinde kitabınızı raflarda göreceğinizi vaat eden bir başka kitap How to Bring Your Book to Life This Year: An Exploratory Guidebook on Writing and Self-Publishing ise yazma önerilerinin yanı sıra kitabınızı internet üzerinden pazarlamanın tekniklerine dair de ipuçları veriyor.

Yazarın yapılacaklar listesi

The Fiction Writer’s Book of Checklists adlı bir rehber hazırlayan Angela Hunt, yazmak konusunda yapılması gerekenler listesi tasarlayan yazarlardan. Bir tür yazma reçetesi veren yazar, bununla yazmaya aday herkesin başarıya ulaşacağı görüşünde. David Quantick ise yazarın el kitabı niteliğindeki How to Write Everything adlı kılavuzunda gazetecilikten senaryo yazarlığına kadar uzanan bir yelpazede yazma meraklılarının nasıl metin üreteceği konusunda deneyimlerini paylaşıyor. Yazma eyleminin safhalarını tek tek anlatan Fiction - The Art and the Craft: How Fiction is Written and How to Write It adlı kitap da bu rehberlerin önde gelenlerinden.

Yazar ajanından öğütler

Yazar ajanlarının bu alanda kaleme aldığı kitaplardan da söz etmek mümkün. Yazar ajanları genellikle kitabın yayımlanma sürecinde ne gibi zorlukların yaşandığı ve yazar adayını bekleyen sorunlar konusunda yol gösteriyor. Bunun yanı sıra yazar ve yayınevi arasındaki sözleşmelerden yazma egzersizlerine kadar çeşitli konularda yardımlar sunuyor. Yayın dünyasına pek çok yazar kazandırdığının altını çizerek özellikle genç okurlara hitap etmek isteyen Regina Brooks, Writing Great Books for Young Adults adlı kitabında bunun örneğini veriyor.

Yazarlık atölyelerinde ders veren yazarların bu atölyelere katılamayanlar için hazırladıkları kitaplar da koca bir rafı dolduracak kadar çok... How to Write Short Stories That Sell: Creating Short Fiction for the Magazine Markets adlı kitap yazarlık atölyelerinde ders vermiş bir akademisyenin kaleminden çıkan bir kitap. Julie Armstrong’un Experimental Fiction adlı kitabı ise James Joyce, Virginia Woolf, Franz Kafka, Marcel Proust gibi usta yazarlardan yola çıkarak deneysel kurmacanın nasıl yazılacağına dair ipuçları veriyor.

Editörden yazma rehberi

Kitabını bastırmak isteyen yazar adaylarından genellikle dosyalarının ilk 10-15 sayfasını isteyen editörler, böylece kitabın yayımlanıp yayımlanmayacağına karar verir. The First Five Pages: A Writer’s Guide To Staying Out of the Rejection Pile adlı kitap, yayınevine teslim edilen dosyanın ilk beş sayfasında neler olması gerektiğine odaklanıyor. Çok satan kitapların editörü Donna Ippolito ise Writing Fiction: Ask the Editor adlı kitabında yazı eylemi üzerine neler yapılması gerektiğini (hikâye bulma, kurguyu geliştirme, karakterleri belirleme) ve metnin bir editör gözüyle nasıl elden geçirileceğini soru-cevap eşliğinde anlatıyor. Kısa öyküler için bir rehber niteliğindeki Writing Short Stories adlı kitap, editörlerden yazma konusunda ipuçları verirken farklı öykücülerin yazma önerilerini paylaşıyor. Yazarların bir araya gelerek meraklısına yazma üzerine öğütler derlediği kitaplar da yok değil. Why We Write: 20 Acclaimed Authors on How and Why They Do What They Do bunlardan biri.

Ustalardan yazmak üzerine öğütler

Ünlü yazarların kaleminden çıkan yazma eylemi üzerine kitaplar da okurun rağbet ettiği eserlerden. Yazmak üzerine konuşmanın kötü şans getireceğine inansa da Ernest Hemingway, hayatının son dönemlerinde mektuplarında, romanlarında ve denemelerinde kendi yazı serüveninden yola çıkarak bu eylem üzerine kafa yormuştu. Ernest Hemingway on Writing adlı kitap, usta romancının yazmak üzerine düşüncelerini, öğütlerini bir araya getiriyor. Stephen King ise Yazma Sanatı adlı kitabında, dünyaca tanınmış bir yazar olmanın yollarını sıralarken, yazı serüveninde başından geçenleri anlatıyor ve yazma ile ilgili teknik bilgiler sunuyor. King’in yazmak isteyenlere en önemli tavsiyesi şu: “Çok okuyun ve çok yazın.” Nobelli yazar Mario Vargas Llosa’nın roman sanatı hakkındaki düşüncelerini aktardığı Genç Bir Romancıya Mektuplar adlı kitabında da konu, biçim, üslup, zaman, mekân, anlatıcı, karakter, gerçeklik gibi unsurlar örneklerle incelenerek yazma eylemine dair bir yol haritası sunuluyor.

‘Yazmayı öğren­me süreci kalp paralayıcı’

Pek çok kimse yazma eyleminin sadece kitaplar üzerinden öğrenilemeyeceğinde hemfikir olsa da kitabın yazardan çıktıktan sonra geçirdiği süreç hakkında bu tür kitapların yol gösterici olabileceği kanaatinde. Öte tarafta, bu işin bir zanaat olduğunu ve ciddi bir disiplin gerektirdiğini dile getirenler, yazma yeteneğinin iyi bir okur olmakla elde edilebileceğine dikkat çekenler var. Ama yazma eylemini salt teknik bir uğraş olarak görmek elbette yanlış. Faulkner, bakın neler söylüyor: “Eğer bir yazar teknikle ilgiliyse, ameliyat yapsın veya tuğla döşesin. Yazma işinde mekanik bir yöntem veya kestirme bir yol yoktur. Genç bir yazarın teori peşinden koşması deliliktir. Kendinizi hatalarınızla eğitin; insanlar sadece yanlışlarından öğrenirler.” Alberto Manguel ise bu konuda şöyle diyor: “Yazmayı öğren­me süreci kalp paralayıcıdır, çünkü anlaşılamaz. Ne miktarda olursa olsun sıkı çalışma, görkemli amaç, iyi nasihatler, kusur­suz araştırma, müzik kulağı ve üslup zevki, iyi yazma garantisi değildir.”

Bir sözcüğe krallığım!

Bu yazıda sözü edilen bazı kitapların “Yazar olmayı mı arzuluyorsunuz?” “Senelerdir beklediğiniz kitabınızı rafta mı görmek istiyorsunuz?” “Okur olmaktan bıktınız mı?” “Okurluktan yazarlığa mı geçmek derdindesiniz?” gibi ucuz söylemleri elbette kafa karıştırıcı. Fakat bu kitapların alıcısı olmadığını söylemek ve hepsini aynı potaya koymak da haksızlık olur. İyi okurun da bu seçimde gayet hassas olduğunu söyleyebiliriz. Fakat yayın dünyasında bu boşluğu gören kurnaz yayıncılar ve yazarlar meraklı okurun hevesini popüler kişisel gelişim kitapları düzeyinde metinlerle tatmin ediyor. Yayın dünyasını gittikçe kuşatan bu rehber kitaplar azalacağa benzemiyor, zira ‘beni sevin’ arzusu hepimizin içinde bir yerlerde... Yine Roland Barthes’ın deyişiyle, “Bir dile, bir adlandırmaya yeniden ka­tılmak için kavga ediyorum: Bir sözcüğe krallığım! Ah, yazmasını bilseydim!”

Musa İğrek
Kitap Zamanı
6 Ekim 2014

Comments