Müze sponsorluğunda etik tartışması


Sanat kurumlarının en büyük gelir kaynaklarından biri sponsorluklar. Kurumu çoğu zaman ayakta tutan bu destek, hayati bir önemi taşıyor. Devletten destek alamayan sanat kurumları ya kapanmayı göze alacak ya da sponsorlarla işbirliğine girerek faaliyetlerini sürdürecek. Fakat müzelere sponsor olan kurumlar kimi zaman izleyiciler ve aktivistler tarafından eleştirilebiliyor. Geçtiğimiz yıl, Britanya petrol devi BP'nin sanat kurumlarına ve kültürel etkinliklere sponsorluk yapması büyük bir eylemle protesto edilmişti. Eylemciler “Küresel ısınmaya katkı sağlayan bir yapının, sanatın üzerinden ellerini çekmesi lazım” sloganlarıyla bu işbirliğinin sona ermesi çağrısında bulunmuştu. Çevreciler, bu işbirliğinden epey rahatsız olsa da BP, İngiltere'nin başkenti Londra'daki Tate Modern ve Royal Opera House gibi önemli sanat kurumlarına her yıl 2 milyon sterlin destekte bulunuyor.

ABD'li petrol devlerinden Shell de aynı eylemlere konu olmuş ve sanattan elini çekmesi için protesto edilmişti. Mayıs ayında Londra'daki Science Museum ile Shell arasında yaşanan sponsorluk ilişkisi epey tartışılmış ve petrol devinin müzenin iklim değişikliği ile yürüttüğü programlara müdahale etmek istediği ortaya çıkmıştı. Eylül ayında ise Britanya'da aralarında sanatçı, kültür yöneticisi ve sanat kurumu temsilcilerinin de olduğu yaklaşık 200 kişi bir bildiri hazırlayarak petrol, kömür veya gaz şirketlerinden herhangi bir sponsorluğu kabul etmeyeceklerini duyurmuştu.

Devletin desteğini çektiği müzeler
Petrol şirketlerinin sanata olan bu desteğinin ardında büyük bir PR ve imaj kaygısı olduğu kabul edilen bir gerçek iken, müzeleri zora sokan bu eylemler, sponsor konusunda yeni bir strateji belirleme ihtiyacı doğurdu. Tartışma, İngiltere'deki Müzeler Birliği'nin geçtiğimiz hafta yayımladığı “Müzeler İçin Etik Kurallar” adlı bildiriyle yeni bir boyut kazandı. Bildirinin özü şuydu: “Müzeler etik değerlerini paylaşan kurumlarla sponsorluğa girişmeli.” Bu bildiriyle, herhangi bir sektörü hedef almayan Müzeler Birliği, sanat kurumlarının işbirliği süresince hassas davranması gerektiğini dile getiriyor. Bildiride, müzelerde açılan serginin içeriği ile ona sponsor olan kurum arasında bir ilişki olmasının sanatseverler için rahatsız edici olduğuna değiniliyor. Sanatseverlerin bu konuda kendilerini eleştirme hakkı olduğuna dikkati çeken Müzeler Birliği, devletin sanata ayırdığı bütçe miktarı düştükçe, sanat kurumları için sponsor sorununun daha da önem kazanacağını dile getiriyor.

Etik kurallar müzeler için rehber
Müzelerin işbirliğine girdiği sponsor firmaların kendi kurumsal değerleriyle özdeşlemesi hem kendileri hem de sanatseverler için önem taşıyor. Müzeler Birliği'nin hazırladığı “Müzeler İçin Etik Kurallar” sanat kurumları için önemli bir rehber işlevi görüyor. Müzenin sahip olduğu kimliğe zarar verebilecek bu anlaşmalara karşı, sponsor firmanın beklentilerinin iyi değerlendirilmesi gerektiği fikri ağır basıyor. Şirketlerin sanat sponsorluğu konusunda hevesli oldukları kesin, fakat bu çizgiyi biraz aşan talepler kurumların bağımsızlığına gölge düşürürken, sanatseverleri de huzursuz ediyor.

Hem Amerika'da olduğu gibi tamamen özel sektöre ve hayırsever sanat tutkunlarına emanet olan müzeler hem de Avrupa'daki gibi devlet desteğine muhtaç olan kurumlar daha çok sanatsevere ulaşma çabasında. Hükümetlerin sanata ayırdığı bütçe azaldıkça zora düşen sanat kurumlarının yakın bir zamanda rahata ereceğini söylemek pek mümkün değil. Müzelerin bile kapanmaya başladığı bir dönemde (2010'dan beri dünya çapında 40'a yakın müze kapılarını kapattı) sponsorlar devreye giriyor. Sponsora yüklenen müzeleri zorlu bir sınav beklerken, Müzeler Birliği'nin yaptığı bu etik çağrı büyük önem taşıyor.

Musa İğrek, Londra
Zaman Gazetesi
17 Kasım 2015

Yorumlar