Ulysses 100 yaşında!

James Joyce

Modern romanın başlangıcı kabul edilen James Joyce’un Ulysses’i 100 yaşında! Joyce’un yedi yıl boyunca üç şehirde kaleme aldığı ve Dublin’deki tek bir günde yaşanan olayları anlatan kitap, evet, zor okunan bir roman. Üç ana karakterin –Stephen Dedalus, Leopold Bloom ve karısı Molly’nin hikâyelerine odaklanan Ulysses, İngilizcede yazılmış en güzel betimleyici paragrafları içerir. Roman, edebiyatta ifade özgürlüğünün hangi aşamalardan geçtiğini hatırlatan eserlerin de başında gelir.

Ulysses’i okumak bir metnin şifrelerini çözmeye benzer. Dünya hakkında çok şey öğreten bu kitaba dair Joyce şöyle der: “İçine o kadar çok bilmece, bulmaca ve zekâ oyunu koydum ki, profesörler yüzyıllarca ne demek istediğimi tartışacaklar; insanın ölümsüzlüğü garantilemesinin tek yolu da budur.” Belki bu yüzden Ulysses’in gereğinden fazla övüldüğünü dile getirenler (ünlü yazar Javier Marías), kitabı okumakta yaşadığı zorluklardan bahsedenler (Virginia Woolf bunu günlüklerinde konu alır) veya kitabı bir türlü bitiremediğini itiraf edenler (Booker ödüllü yazar Bernardine Evaristo) bizi şaşırtmaz.

Dünyayı daha da büyük gösteren bir roman

Ulysses’i daha da değerli kılan basılış öyküsüdür. Roman 1920’de Amerika’da The Little Review tarafından bölümler halinde yayımlandığında, editörler para cezasına çarptırılır ve metnin yayınlanması durdurulur. Bir müstehcenlik davasıyla sonuçlanan bu macera, kitabın Britanya’da ve Amerika’da sansürlenmesine kadar uzanır. T.S. Eliot, D.H. Lawrence ve Ezra Pound bu fikrin saçmalığını dile getirir. Romanın basılmasında Parisli cesur kitapçı Sylvia Beach’in büyük payı vardır. Kitabın İngiliz edebiyatının klasiklere arasında yer alacağını öngören Beach, eseri 2 Şubat 1922’de kitap halinde yayımlar.

Pek çok okur Ulysses’in daha önce okuduğu hiçbir şeye benzemediğini kitabı eline alır almaz fark eder. Joyce’un karakter tasvirlerindeki mahareti ve mizah gücüdür bu. Roman, Homeros’un Odyssey’ine modern bir paralel olarak inşa edilmiştir. İrlandalı yazar Anne Enright Ulysses’in canlı, değişen, son derece insancıl ve çok komik bir metin olduğunu; aynı zamanda dünyayı daha da büyük gösterdiğini söyler –günümüz İrlandalı yazarları Joyce’un gölgesinin peşlerini bırakmadığından yakınır.

İlhan Berk, mesela, romanın dilinin ağırlığına işaret eder: “Gerçekten de Joyce’un büyük yapıtında konudan çok, asıl ağırlık derinlemesine dildedir. O vurur ilkin. Kimi yerde hiçbir şey üretmiyor gibidir, kendinden başka. Hep o egemen öğedir.” Romanın Türkiye’deki yayımlanma serüveni de uzunca bir zaman alır. Kırk yıllık bir uğraşla 1996’da YKY’den dilimize kazandıran Nevzat Erkmen’in ardından, 2012’de Armağan Ekici’nin bir Ulysses (Norgunk) çevirisi yayımlanmıştı. 2013’te ise Kawa Nemir, Ulysses’in Kürtçe çevirisi üzerinde çalıştığını duyurmuştu.

Ulysses’i okumaya niyetlendiyseniz…

Joyce, bilinç akışı tekniğiyle 20. yüzyıl edebiyatında derin bir iz bıraktı. Doğduğu ve büyüdüğü Dublin bütün eserlerinde yer alır. Ulysses’in geçtiği gün, 16 Haziran 1904, romanın kahramanı Leopold Bloom’un soyadından yola çıkarak, dünyada Bloomsday olarak kutlanıyor. 1954’ten beri, Bloomsday’de, Joyce tutkunları Dublin’de toplanarak günü bir şenliğe dönüştürüyor. Fakat, Joyce’un memleketinde gördüğü muameleden dolayı İrlanda kendini hâlâ suçlu hisseder –Dublin’e her yıl akın eden turistleri hatırlayın.

Ulysses ‘en zor okunan romanlar’ listesinden hiç düşmedi. Fakat her kitap zamanını bekler. Okur ise bitirmediği veya okumadığı kitaplar için bir suçluluk duyabilir. Ulysses’i okumadığını söylemeye utananlar yalnız değil. Fransız yazar Daniel Pennac, örneğin, Roman Gibi adlı kitabında “Okurun Hakları” başlıklı bildiride şu maddeleri sıralar: “Okumama hakkı; sayfa atlama hakkı; bir kitabı bitirmeme hakkı; tekrar okuma hakkı; canının istediğini okuma hakkı; ‘bovarizm’ hakkı; canının istediği yerde okuma hakkı; çöplenme hakkı; yüksek sesle okuma hakkı; susma hakkı”. Bu bildiri ışığında Ulysses’i değerlendirmek okurun işini kolaylaştırabilir.

Ulysses’i tüm zorluklarına rağmen yine de okumaya niyetiniz varsa işin uzmanları şunları öneriyor: Kitabı elinize almaya korkmayın; işi ağırdan alın; kısa bölümler halinde okumaya başlayın; başkasıyla birlikte okuyun –bu okuma şevkinizi arttırır; Joyce’un Sanatçının Genç Bir Adam Olarak Portresi’nden başlayan, –bu size aşinalık sağlar; kitabın herhangi bir bölümde zorlanırsanız pes etmeyin, metin kendini açacaktır; çok hızlı okumaya çalışmayın, yüksek sesle okumak işinizi kolaylaştırabilir.

Comments